Av Mevsimi Filmi Hakkında
Son dönemin en çok beklenen filmlerinden biriydi Av Mevsimi. Yavuz Turgul ve Şener Şen buluşmalarından her seferinde çok iyi işler çıktığını düşünürsek bu beklenti çok normal.
Bu ikilinin bir araya geldiği hemen her yapım Yeşilçam’ın unutulmazları arasına girdi. Muhsin Bey, Gölge Oyunu, Eşkıya ve Gönül Yarası. Bu filmlere Yavuz Turgul’un sadece senarist olarak katıldığı Çiçek Abbas, Züğürt Ağa, Kabadayı gibi filmleri eklersek liste uzar gider. Zaten Şener Şen Yavuz Turgul imzası taşıyan yapımların dışındaki projelere pek sıcak bakmıyor son dönemde. Şener Şen ve Yavuz Turgul kimyalarının ne kadar uyumlu olduğu beraber oldukları her filme yansıyor ve Av Mevsimi’nde de bu durum oldukça belirgin.
Yavuz Turgul’un ilk polisiye denemesi olan film pek çok açıdan doyurucuydu. Özellikle mekan seçimleri ve görüntü yönetmeni performansı dikkat çekici. Görüntü yönetmeni koltuğunda Uğur İçbak filme çok şey katmış. Kendisi son dönemde öne çıkan pek çok başarılı yapımın görüntü yönetmenliğini üstlenmişti. Eşkiya, Organize İşler, Hokkabaz, Neşeli Hayat bunlardan bazıları.
Filmde öne çıkan bir başka nokta ise oyuncu performansları. Zaten Şener Şen’in söylenecek çok fazla söz yok. Kendisi yaşayan en büyük Türk oyuncularından biri. Bu filmde de ustalığını ortaya koymuş. Canlandırdığı karakterle ilgili birkaç göze batan husus var, örnek olarak; karakterin bir cinayet masası komiseri için fazlasıyla pasif ve sakin görüntüsü gibi (Ejder Kapanında Uğur Yücel’in canlandırdığı Ejder karakterini daha çok benimsemiştim şahsen), ancak bu durum Şener Şen’in oyunculuğundan değil senaryodan kaynaklanıyor. Şener şen’le ilgili söyleyebileceğim tekşey; umarım çok daha fazla beyazperdede yer alır ve kamera karşısına geçmek için her seferinde Yavuz Turgul’u beklemez. Bir diğer dikkat çekici performansta Cem Yılmaz’a ait. Komedi harici bir yapımda nasıl bir performans göstereceği merakla bekleniyordu ve görülen o ki bu işin üstesinden gelmiş. Canlandırdığı Deli İdris karakterinde gayet inandırıcı duruyor. Okan Yalabık ve Melisa Sözen’de oldukça başarılılar. Özellike Okan Yalabık’ın teşkilata yeni katılmış çaylak polis karakteri gayet iyiydi. Meslekteki ilk günlerinde yaşadığı acemilik ve şaşkınlık filmde hoş bir ayrıntı oluşturmuş.
Yavuz Turgul ilk polisiye denemesinde oldukça başarılı bir iş çıkarmış. Polisiye bir hikayenin etrafında pek çok insan hikayesini başarıyla yansıtmayı başarmış. Senaryosu, mekan seçimleri, müzikleri, oyuncu performansları ve prodüksüyonuyla sezonun en iyi filmlerinden biri. Kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.






Turta









Aralık 24th, 2010 at 09:56
Şener Şen ‘in sakin oyunculugu beni büyüledi .Fakat filmde herşey o kadarda güzel ve etkileyici değildi açıkcası.
1.Pamukla ilgili anlatılan hikaye bence basit ve zayıf kalmış
2.Doktorun o kadar kolay bulunabilir bir yerde olması hemen konuşması tek başına organ nakli yapabilmesi ,ayrıca entresan
3.Cinayet masası amiri adamın evine girip ölürmü ?
nerde kaldı deli idrisin şanı
4.Bu kadar güçlü kudretli adam neden birinin böbregini almak için onu öldürsün ve neden kolunu kessin hemde av evinde bu kadar iz bırakarak
5.film evet izlenir ama senaryo çok zayıf bu produksiyon bu oyuncular çok daha fazlasını hakediyordu .
6.Melissa Sözen asla deli bir kadını oynamamalı ,hiç ama hiç yakışmamış .