Bihter’in Ölümü
Ne günlere kaldık diye düşündüm haberi izleyince. Malum Aşk-ı Memnu dizisinin sonuna yaklaşılıyor. 24 Haziran’da finali yapılacak olan dizinin sonu hakkında bir çok yorum yapıldı, konuşuldu hala yazılıp çiziliyor. Koca sene her şeyiyle haberlerde, magazinde yer almayı başaran dizi ve kahramanları bir ilke imza atmak üzere.
Facebook’ta açılan bir grup 25 Haziran’da Bihter’in cenazesini kaldıracakmış. Gruba 90 binden fazla üye katılmış. Amacım bunu duyurmak değil, beni asıl şaşırtan bir çok insanın bu olayı ciddiye alması. Muhabir soruyor teyzeme “25 Haziran’da Bihter’in cenazesini kaldıracaklar gidecek misiniz” diye ? Teyzem ciddi ciddi üzülerek “Hiç sorma o gün işim var yoksa gitmeyi çok isterdim.” diyor. Başta şaka falan sandım ben ama baktım iş ciddi. Sonra birine daha soruyor aynı soruyu muhabir gelen cevap yine aynı “Ölümüne çok üzüldüm gitmeyi düşünüyorum.”
Dizinin bitmesine üzülelim mi sevinelim mi bilemedim. Tamam konusu ahlaki değerlerimizi aşıyor ve hayli karışık. Benimde uygun bulmadığım bir dizi. Ama bu dizi bize çok şey öğretti. Gençlerimizin ne kadar kitap okumaya ve edebiyata düşkün olduklarını(!), bir dizi karakterinin giydiği elbiselerin, taktığı takıların vs. nasıl modayı değiştirdiğini (bihterizm), dizinin konusunun yasak aşkların ortaya çıkmasında nasıl bir yardımı olduğunu gördük. Bunları açıklayayım isterseniz. İki genç kızın arasındaki geçen muhabbetten bahsediyorum edebiyatımıza düşkünlüğü belirtirken. İkisinin arasındaki diyalog şu ”Aaa görüyor musun Aşk-ı Memnu’nun kitabı çıkmış ne kadar hızlılar yaa”. Evet Halit Ziya Uşaklıgil’in ölümsüz eserinden diye başlayan dizinin, kitabının diziden esinlenerek yazıldığını sanan gençliğe sahibiz. Kışın Bihter çizmelerini her yerde görmüşünüzdür ve tabi ki Bihter kolyesi ve yüzüğünü de piyasada yok pahasına sattığına şahit olmuşsunuzdur.
Yasak ilişki dediğim olayda şu. Biliyorum bir çoğunuzun yüzünde tebessüm belirecek okuyunca. Bir sabah kanalları dolaşırken Müge Anlı’nın programına rast geldim. Altyazıyı okuyunca şok oldum. 17 yaşındaki genç delikanlı yengesiyle birlikte kaçmış. Evet haftalarca bunun tartışması oldu programda. Neyse ki hayatımızı bu denli etkileyen dizi son bulmakta. Ne diyelim Allah rahmet eylesin Bihter…






Turta









Haziran 21st, 2010 at 01:42
Dizileri konuşan bir gençlik , asosyalliğe mahkum olmuş bir kitle , işlevini yitirmiş kurumlar , “sadece” şehit haberleri vermekle yükümlü bir silahlı kuvvetler , tepkilerini yitirmiş bir halk , karakteri bozulmuş bir millet ve burda çırpınan bir avuç İnsan Yazık Çok Yazık…
Haziran 22nd, 2010 at 17:33
Gençlik çok kötü yolda çok !