Çiğ Köftenin Hikayesi
Hepimizin hayran olduğu yöresel tatlar vardır. Hepsinin ayrı ayrı tadı olduğu gibi ilginç hikayeleri vardır. O yemek hangi yöreye ait ise o yörenin ahalisi bilir hikayeyi daha çok. Bunlardan biride sıra gecelerinin vazgeçilmez yiyeceği çiğköftedir.Çiğ köfte Şanlıurfa’ya ait bir meze çeşididir ve kimsenin aklına gelmeyeceği ilginç bir hikayeye sahiptir:
Zamanın hükümdarlarından Nemrut ve ona inanan insanlarıyla yılın belli zamanlarında piknik yapmak için dağın mesire yerine giderler. Hz.ibrahim şehirde tek kalmıştır. Bu fırsatı değerlendirip şehirdeki bütün putları kırar ve baltayı da en büyük putun kenarına yaslar. Nemrut şehire dönünce kırılmış putlarla karşılaşır.İlk suçluyu Hz. İbrahim ilan eder ve yanına getirilmesini emreder. Ardından Hz.İbrahim getirilir Nemrut’un huzuruna. Hz.İbrahim bu işi en büyük putun yapmış olabileceğini söyler. Nemrut kendinden emin bir şekilde ”O YAPAMAZ”
der. Hz.İbrahim, Nemrut ve onun insanlarına hareket edemeyen, konuşamayan, onları koruyamayan bir nesneye tapmalarının, inanmalarının anlamsız olduğunu belirtir ve onları Hak dinine çağırır. Nemrut iyice kızmıştır ve Hz.İbrahim’i yakarak cezalandırmaya karar verir. Hz.İbrahim’in yakılacağı ateşin çok büyü olmasını isteyen Nemrut şehirde bulunan tüm ağaçları kestirir ve Hz.İbrahim’in yakılacağı ateşin içine attırılmasını emreder. İnsanlar, hayvanlar aç kalır. Çünkü yakacak bitmiştir. İnsanlar çaresizdir. Bir gün bir avcı bir ceylan avlar ve eti eve getirir. Hanımına bundan yemek yapmasını söyler. Hanımı ceylanın arkasından yağsız et çıkartır bir parça ve ezer bir taşla ardından içine baharat ve bulgur katar; yoğurur saatlerce. Ardından yemeğe çağırır eşini ve bu eşsiz lezzeti tadar evdekiler. Adını eti çiğ olduğu için çiğ köfte koyarlar ve bu çağa kadar süregelir.






Turta








