Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Psikolojik kitaplar arasında yerini alan bir diğer eser ise; Peyami Safa’nın yazmış olduğu Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’dur.
Bu eser, hasta bir çocuğun çektiği acıyı anlatmaktadır. Hastanede geçen ızdırap dolu günlerin yanında; aşk acısı da varlığını göstermektedir. Annesiyle beraber yaşamını sürdüren çocuk, yaşam şartlarının elverişsizliği yüzünden çektiyi acılarına bir de umutsuz aşkın acısını eklemiştir.
Peyami Safa’nın kendi yaşamını anlattığı bu kitap insanın içini karartmıyor değil; fakat kitabın çok uzun olmaması tam da sıkıldığınız yerde nefes almanızı sağlıyor. İnsanın içini karartıyor dedim bunun nedeni; on beş yaşındaki bir çocuğun bacağındaki rahatsızlık nedeniyle iyileşme umudunu ve sürecini anlatmasıdır. Bir sürü hastane dolaşılır. Ayağının kesilmesi gerektiğini bile duyar. Daha on beş yaşındaki bir çocuk için çok ağır duygulardır bunlar. Bu yüzden dolayı da yazar bize güzel bir psikolojik roman sergilemiştir. Konusu itibariyle sıkıcı, bunaltıcı bir kitap olarak görülebilir; hatta psikolojik romanlar beni sıkıyor da diyebilirsiniz. Ama emin olun elinize aldığınızda bir, iki günü geçmeden bitirebilirsiniz.






Turta








