İstanbul’un Kültür Mirası Tehlikede
İstanbul’un bu yıl UNESCO’nun ”Tehlike Altındaki Miras” listesine düşme riski 2010 yazının sıkça gündeme gelen, tartışılan bir konusu olmuştu.
UNESCO’nun 34. toplantısı Brezilya’da yapılırken gündemdeki önemli konulardan biri İstanbul’un durumuydu. 1985 yılından bu yana ”Dünya Kültürel Mirası” listesinde bulunan Tarihi Yarımada’nın uluslararası standartlara göre korunmadığı gerekçesiyle ”Tehlike Altındaki Miras” listesine düşürülüp düşürülmeyeceği tartışıldı. Toplantı sonucunda İstanbul küme düşürülmedi ancak1 Şubat 2011 de yapılacak olan 35. UNESCO toplantısına kadar konuyla ilgili rapor hazırlaması için Türkiye’ye süre verildi. Toplantıdan önce UNESCO tarafından hazırlanan bölgenin korunmasının değerlendirildiği raporda özellikle Haliç’e yapılması planlanan köprünün bölgenin tarihi dokusuna geri dönülmesi mümkün olmayan zararlar verebileceği uyarısında bulundu. Projenin Tarihi Yarımadanın siluetini bozacağı uyarısı yapılıyor. Yapılacak köprüyle beraber yerel yöneticiler metronun Şişhane’den Tarihi Yarımada’ya ulaşmasını amaçlıyor. Köprünün projelendirilmesi sırasında UNESCO’nun hiçbir fikrinin alınmaması, proje tamamlandıktan sonra UNESCO ile görüş alışverişinin başlatılması kurumun en çok tepki gösterdiği konuların başında geliyor.
Yapılması planlanan köprü bana kalırsa yarımadanın tarihi duruşuna son derece tezat bir görüntü oluşturuyor. Böylesine modern bir görünüşe sahip bir köprünün yerine daha ağırlıklı olarak tarihi esintiler taşıyan bir köprü tasarlanamazmıydı diye sormadan edemiyor insan. Ayrıca köprünün tasarımı için mimari bir yarışma düzenlenmemesi de bir diğer eksiklik. Peki kültürel miras listesinde bulunmak neden bu kadar önemli ? Listeye girmeye hak kazanan alanların dünya çapında bir öneme sahip oldukları tescillenmiş oluyor. Bunun sonucu olarak listeye girmiş alanın sahibi olan ülkenin imajına ciddi şekilde katkıda bulunulmuş olunuyor. Ancak liste hakkında ciddi tartışmalarda yok değil. Bir çok uzman listenin politik kaygılarla belirlendiği görüşünde. Örneğin Kudüs listede yok. Listenin çoğunluğu Avrupa’da yer alıyor. Bunun dışında Almanyanın Dresden şehri listeye girmeyi kriterlere karşı tepki olarak kendi isteğiyle reddetmiştir.
İstanbul’un tarihi dokusunun korunması ile ilgili tartışmalar önümüzdeki dönemde artarak devam edecektir. Ben son olarak UNESCO’nun kültürel miras listesine seçilmiş doğal ve tarihi değerlerimizi sizlerle paylaşıyorum.
- Göreme Milli Parkı Ve Kapadokya Peri Bacaları (Nevşehir, 1985)
- Hattutaş (Çorum, 1986)
- Nemrut Dağı (Adıyaman, 1987)
- Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas, 1985) – Bu arada Ulu Camiinin restorasyonu sırasında çini yerine mavi boya kullanıldığı ve bazı çinilerinin maviye boyandığı haberleri geliyor ve bu konuda uzmanların tepkisi var-
- İstanbul Tarihi Yarımada (1985)
- Hierapolis antik kenti ve Pamukkale (Denizli, 1988)
- Ksentos ve Letoon antik kentleri (Muğla, 1988)
- Safranbolu (Karabük, 1994)
- Troya kenti (Çanakkale, 1998)






Turta









Eylül 21st, 2010 at 12:40
Merhaba,
Sitenizdeki bütün konuları inceleme fırsatım olmadı ama bikaç konuyu inceledim ve sayenizde çok yararlı bilgiler öğrendim.Sitenizde bu güzel bilgileri bizimle paylaştığınız için size çok teşekkür ediyorum.Bundan sonra blogunuzun sürekli takipcisi olacağım…