Katre-i Matem
İskender Pala’nın şaheserlerinden biri yine elimdeydi haftalarca. Naparsam yapıyım elimden bırakamadım. Hayatım boyunca hayran olduğum kitap sayısı azdır. İşte biri daha eklendi listeme ”Katre-İ Matem”. Bu sözcüğün anlamını yazmayacağım malesef
. İstiyorum ki bir şekilde bu kitabı okuyun, çünkü hayatınız boyunca okumaktan pişmanlık duymayacağınız bir kitap emin olun. Eğer benim gibi sizin içinde kitabın dış kapağı o kitaba başlamak için sebep ise evet evet bu kitap tam sizlik
.
Şimdi biraz kitabın içeriğinden konusundan bahsediyim. İskender Pala bir müzayededen aldığı el yazması kitabı
konu almış. Kitapta eski İstanbul’un iç yüzü, devlet meseleleri, Alicengiz oyunları ve tabiki aşk yer almakta. Ama Hürrem Sultan ya da diğer sultanları kaleme alan kitaplar gibi değil. Daha çok birbirinden bağımsız gibi görünen kişilerin bir şekilde birbirleriyle yollarının kesişmesi gibi. Romanın başı aslında karışık. Her sayfada her başlık altında başka olaylar anlatılıyor ve en can alıcı yerinde yarıda kesilip diğer hikayenin içinde buluyorsunuz kendinizi. Romanda bir çok kişinin adı geçmekte. Fakat onları çok kolay aklınızda tutabiliyorsunuz. Bir süre sonra yani sayfalar ilerledikçe hepsi Katre-İ Matem etrafında birleşiyor ve her sayfada şok geçiriyorsunuz. Çünkü roman tamamen sürprizlerle dolu neyin ne olucağını az buçuk tahmin ederken hepsi bi anda yıkılıveriyor. En güzel tarafı gerçek aşkı anlatması. Leyla ile Mecnun ve Tahir ile Zühre’nin hikayelerine sıkça rastlanmakta. En hoşuma giden tarafıda bu aslında. Örneğin hikayenin bir kısmında Leyla ile Mecnun’un aşklarından bir alıntı cümle görüyorsunuz o sayfanın sonunda hikayenin tamamı karşınıza çıkıyor, böylece aklınız o hikayede kalmıyor. Kitabın sonumu?
Tabiki sürprizin en büyüğü orda gizli. Tavsiyem bu mevsimde okumanız o kitabı. Ne alakamı? Çünkü kitapta lalenin yetiştirilmesi, rengini nereden aldığı, bakımı üstüne geniş bilgiler yer almakta. Ben kitabı her elime aldığımda lalelere karşı ilgim fazlası ile arttı. Alakayı kitabı okuyunca anlayacaksınız.
Elinizde kahveniz dışarıda Nisan yağmuru pencerenin kenarında bu kirli dünyadan sizi alıp götürücek bir kitap KATRE-İ MATEM. İskender Pala’yı yine tebrik ediyorum böyle bir hikayeyi kaleme alıp bizlerle buluşturduğu için.






Turta









Nisan 3rd, 2010 at 12:13
AŞK, asla paylaşılmayan bir sır. AŞK ki ancak sır olarak kalırsa kalpte çoğalır…
e kubra tavsıye edıyo dımı. alıp okunması gereken bı kıtap cıdden =)
Nisan 3rd, 2010 at 12:42
katre katre akar gözlerimden matemim,
kana kana gözyaşlarımı içtim.
gerçektir, bir o kadar da acı,
“bir katre içen çeşmeyi pur-i fenadan
başını alamaz dahi baranı beladan.”