Özhan Canaydını Kaybettik
2002 yılıydı .. Uefa kupasını 2 yıl önce almıştık ve takımımız en şaşalı dönemlerinden düşüş dönemlerine doğru gidiyordu. Takım bütün zorluklara rağmen şampiyon olmuştu ve baskı çok fazlaydı. Kulüp büyük bir borcun altındaydı, bankalar kapıda bekliyordu. Takımın çöküşe geçiceği belliydi ve bu sorumluluğu kaldırabilicek biri lazımdı. Tam bu sırada bir başkan belirdi. Elini taşın altına sokarak Galatasaray’ı eski günlerine taşıyacak bir başkan. Türkiye beyefendisi bir başkan. Öyle bir başkanki hakem hatalarına, rakip takımın tahriklerine, büyük borçlara, çirkefliklere karşı fair-play’dan ödün vermeyen her riske giren bir başkan.
Belki sportif anlamda başarı sağlayamadı ama öyle bir başkandı ki adı geçtiğinde herşeye rağmen herkesin saygı duyduğu bir başkan. Yıl 2008 oldu. Eleştirilere, haksızlıklara artık vücudu dayanamadı. O çok büyük aşkını bir süre uzaktan izlemek zorunda kaldı. Yıl 2010 oldu, ve aşkı uğruna Galatasaray uğruna kimsenin yapamadığını yaparak canını feda etti. Üstelik en büyük hayalini “Aslantepe’de Galatasaray’ın bir maçını izleyemeden” gerçekleştiremedi.
Kalbimizde yaşıcaksın büyük Başkan…






Turta








